HABER

Details

Açıl susam açıl! / Bilgin Eski

Hükümetin sihirli paketleri birer birer açılıyor. Paketler açıldıkça da içinden totaliter iktidar hırsı çıkmaya devam ediyor.
Pandora’nın kutusu açılıp, içindekiler yere saçılıyor ve böylece yeni anayasanın muhtevası somut bir şekil alıyor.
Belirginleşen diğer bir şey; bu sefer kutuyu açan bir erkek ve mitolojideki orijinal anlatımından farklı olarak, Pandora’nın kutusundan çıkan tek iyi şey olan “umut” bu pakete eklenmemiş.


Bahsettiğim, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in basına tanıttığı yeni yargı paketi.
Pakette yargıya dair hangi değişikliğin planlandığını gördük. En sade anlatımıyla; vatandaş demokratik alanda kemerleri sıkmaya devam edecek, üçkağıtçılar, dolandırıcılar, hortumcular ve ‘devletin bekası’ için vatandaşın boğazına çökenler, rahat bir nefes alacak.
Bu pakette en dikkat çekici noktalardan birisi de şüphesiz, çek-senet suçlarında yapılacak ceza indirimleri ile Molotof kokteylinin bomba düzeyinde, patlayıcı madde kapsamına alınmasıdır.


Anlaşılan hükümet devrimci mücadele ile birlikte bütün demokratik muhalefeti daha doğmadan boğma hevesinde.
Keselerini şişirmek için bütün yolları mubah görenlerin önü de sınır tanımazlığa doğru açılıyor. Bu yolu açan değişiklik maddelerinden birisi, hukukta yedieminlik olarak bilinen ‘tarafsız kefil’ olarak kabul edilebilecek kişilerin, görevlerini suistimal etmeleri durumunda, hapis yatmak zorunda kalmayacak olmaları.
Yani haciz vb. davalarda, kendisine emanet edilen mal varlıklarını geri vermeyip üstüne yatanlar, bir kez daha ödüllendirilerek, bir anlamda yasal olarak suç işlemeye teşvik ediliyorlar.


İnsan sağlığı yararına olan trafikte işlenen suçlarla ilgili hükümlerse anlaşılan yargıyı hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Zira bu suçlara verilecek cezalar, tamamen il valilerinin inisiyatifine bırakılıyor.


Bir taraftan güya rüşvet talep edenlerle mücadele edilirken, diğer taraftan da trafik suçlarında rüşvet verme özendiriliyor. Trafikteki yargı yasası değişikliğiyle, valilikte dayısı olanlar, trafik suçlarından hiçbir yaptırıma tabii tutulmadan, direksiyon sallamaya devam edebilecek.
Yeni yargı paketi, yapılacak yeni anayasanın habercisi ve ufak bir taslağı olarak değerlendirildiğinde; bütün demokrasi umutlarımızı uzak bir geleceğe ertelememiz gerektiği, daha bir net anlaşılıyor.


Yargı paketinden vatandaş yararına kocaman bir HİÇ çıktığına üzülürken; İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden gelen raporun, demokratikleşme adına “umut verici” olması, “yüreğimize su serpti!”


Biz biliyorduk ama AKP’nin açılımlarından hala ümidini kesmeyen iyi niyetlilerin dikkatini bir daha çekmek isteriz: İnsan Hakları İzleme Örgütü yıllık raporuna göre; ülkede hakların gittikçe kısıtlanması ve hükümeti eleştirenlerin aylarca cezaevinde tutulması, özgürlüklerin sınırlanması, insan haklarında geriye gidişin göstergeleridir.
Yine aynı rapora göre; kadına yönelik şiddettin artmasında etkili önlemler alınmaması ve sivillere yönelik operasyonlar, saldırılar ve sivil kayıplar (bana göre sadece sivil değil, bütün kayıplar) Türkiye’nin insan hakları karnesini kırık notlarla dolduran, antidemokratik uygulamalardır.
Daha önce defalarca vurguladığımız gibi hükümet, bulunduğumuz coğrafya içerisindeki bölge ülkelerine yaptığı tavsiyelerle, ucuz yoldan ‘önderlik rolü’ne soyunmadan önce, kendi ülkesinde demokratik reformlar yapmak zorundadır.


Söz konusu zorunluluk, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporunda “Türkiye, demokratik tavsiyelerle bölgede rol oynamaya çalışıyor ancak bölgesel rolünü geliştirmek için öncelikle evinde reform yapmalıdır” tespitiyle ifadesini buluyor.


Dolayısıyla AKP Hükümeti bu ülke için gerçekten iyi bir şey yapmak istiyorsa; bir an önce şiddetin iktidarı olmaktan vazgeçmek durumundadır.
Bunun için de iktidar, ülkede demokrasi ve barışın hakim olduğu bir süreci başlatmakla işe başlayabilir mesela.

Son 10 Üye

  • zeynelburcu
  • KB-Almanya
  • jackuym
  • KAMO
  • RojDeniz
  • yusuf
  • delalagunda
  • Köyraa
  • Kirmanciya Beleke
  • cenaguze

Kimler Online

6 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi